« Önceki |

28/11/2007

Shoot 'EM UP

 

  Çatışmanın göbeğinde bir bebeği korumak

  "Hepsini Vur", dünyanın en sinirli ve sert mizaçlı adamıyken, kendisini dünyadaki en masum şeyi, yani yeni doğmuş bir bebeği korumakla yükümlü bulan Bay Smith´in hikayesi...

  Ateşli bir çatışmanın ortasında bebeği doğurtan Bay Smith, kısa süre sonra, kimliği bilinmeyen bir gücün bu bebeğe ilişkin tüm izleri silmek üzere Hertz denen birinin liderliğindeki gizemli ve sonu gelmeyen bir tetikçiler ekibi gönderdiğini anlar.

  Sayısız kurşun ve akla gelebilecek her türlü ateşli çatışma arasında Smith, DQ adında bir hayat kadınıyla güç birliği yapar ve birlikte oluşturdukları bu geçici ailenin tüm üyeleri kurşunlara hedef olmadan önce, bebeğin hayatının neden tehdit altında olduğu muammasını çözmeye çalışır.

  Herkes bebeğin ölmesini istemektedir. Esas soru ise şudur: Neden?

  Karanlık bir mizah anlayışına sahip "Hepsini Vur", izleyicileri dur durak bilmeyen yüksek tempolu bir maceraya sürükleyecek, sıradışı ve yaratıcı bir aksiyon filmi. Başrollerini Clive Owen (Bay Smith), Monica Bellucci (DQ) ve Paul Giamatti´nin (Hertz) paylaştığı filmin diğer önemli rollerinde Stephen McHattie ve Greg Byrk var. Michael Davis´in yazıp yönettiği filmin kamera arkası ekibinde, iki Oscarlı görüntü yönetmeni Peter Pau ve Colin Chilvers ile besteci Paul Haslinger var.


     

6/4/2007

Hostel - Otel (2005)



İnsan doğasının en karanlık yönleri...

Eli Roth'un yazıp yönettiği "Otel", yine Roth tarafından yönetilen 2002 yapımı "Dehşetin Gözleri" (Cabin Fever) filminin devamı niteliğinde. "Dehşetin Gözleri"nden daha ürkütücü olan film, insan doğasının ve dünyanın en dehşet verici yönlerini bir arada sunuyor. "Otel", insan trafiği, uluslararası organize suç ve seks turizminin, imkansız ama gerçek hikayelerinden derlenmiş.

Üniversite mezunu iki maceraperest Amerikan genç olan Paxton ve Josh, sırt çantalarını alıp bir Avrupa gezisine çıkarlar. Akıllarından geçen, yolda tanıştıkları İzlandalı yeni arkadaşları Oli'yle birlikte, kendilerinde kalıcı anılar bırakacak bir macera yaşamaktır. Paxton ve Josh, sonunda bir başka gezgin tarafından, sırt çantalı Amerikalıların nirvanası olarak bilinen öğrenci pansiyonuna getirilirler: Bir Slovak kasabasının dışındaki bu özel yer, güzel oldukları kadar da çaresiz Doğu Avrupalı kadınlarla doludur. İki genç oraya varmalarından hemen sonra, egzotik güzeller Natalya ve Svetlana'yla yakınlaşırlar.

Aslında bu yakınlaşma belki de biraz fazla kolay olmuştur. Güzel vakit geçirdikleri için ilk önce bir şey fark etmeseler de, kısa süre içinde kendilerini gitgide kötüleşen bir durumun içinde bulurlar. Eğer hayatta kalmayı başarabilirlerse, insan doğasının en hastalıklı ve karanlık köşeleri kadar derin bir uçuruma sürüklenmekte olduklarını keşfedeceklerdir.




Gerçek olaylardan ilham almış
Başrollerinde Jay Hernandez (Paxton), Derek Richardson (Josh), Eythor Gudjonsson (OH), Barbara Nedeljakova (Nataya), Jana Kaderabkova (Svetlana), Jan Vlasak (Hollandalı İşadamı), Rick Hoffman (Amerikalı İşadamı) ve Jennifer Lim'in (Kana) kamera karşısına geçtiği film, korku türü hayranlarını bile dehşete düşürecek cinsten! Görüntü yönetimini Milan Chadima'nın üstlendiği filmi, uluslararası üne sahip sinemacı Quentin Tarantino sunuyor.

Bir çok korku yazarının aksine Eli Roth, gerçek hayattan hikayelerin ve insanın doğasının karanlık yönlerinin canavar ve öcülerden daha korkutucu olduğunu düşüncesiyle filmlerinin konularını gerçek hayattan seçiyor. İlk filmi "Dehşetin Gözleri"nde, insan eti yiyen ölümcül bir bakteriyle ilgili gazete haberini, bir grup tatilcinin başına gelen dehşet verici, kanlı bir hikayeye dönüştürmüştü.

'Zevk için adam öldürme'ye teşvik

"Otel"de yine gerçek olaylardan ilham alan yönetmen, projenin yaratıcı tohumunu, sahibi olduğu web sitesi Aintitcoolnews.com'un yaratıcısı Harry Knowles'la sohbet ederken bulmuş. "İnternette bulunabilecek en hastalıklı şeyin ne olduğunu tartışıyorduk. Alışıldık zalimliklerden, paten kazalarından, iki Japon kızın küvette birbirlerinin ağızlarının içine kusuşundan daha öte bir şey olup olmadığını merak ediyorduk" diye anlatıyor Roth.



Knowles, söz etmekte tereddüt edeceği kadar korku verici bir keşifte bulunduğunu söyleyince, Roth daha da meraklanmış. Sonunda Knowles, söz konusu web sitesinin adresini yönetmene vermiş. Bulduğu şey, Roth'u tahmin ettiğinden çok daha fazla sarsmış: Tayland'da bir yerde, cinayet işlemenin heyecanını yaşamak isteyen insanların üzerinden para kazanan bir kuruluş varmış. 10.000 dolarlık bir ücret karşılığında, kişi bir odaya götürülüyor, eline dolu bir silah veriliyor ve başka bir insanı öldürmesine olanak tanınıyormuş. "Bu olay midemi bulandırdı" diye anlatıyor Roth; "Ama gerçek. Hasta insanlar var. Kendi zevkleri için başka insanlara yapabileceklerinin sınırı yok; zaten en dehşet verici olan da bu."

Roth bu keşif karşısında öylesine sarsılmış ki, konuyu hemen bir belgesele taşımaya koyulmuş; ama kısa süre sonra gerçeği açıklamanın getireceği tehlikeler üzerinde düşünmeye başlamış. Roth bu konuda da şunu söylüyor: "Diyelim ki gerçekten de cinayetten para kazanan bir organizasyona bağlı birini buldum, bu kişi beni öldürme konusunda neden tereddüt etsindi ki?" Güvenliği konusunda şüphe eden Roth, böylelikle bu fikri bir kenara bırakarak, Tayland'daki cinayet üzerinden para kazanma işi hakkında bir kurmaca film yapmaya karar vererek "Otel"i hayata geçirmek üzere kolları sıvamış...